Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya

Türkiye iklim mücadelesinde bölgesel sahiplenme dönemini baş

COP31 dönem başkanı Türkiye, Antalya Akdeniz İklim Diyaloğu ile iklim krizine karşı bölgesel iş birliğini güçlendirerek somut adımlar atmaya hazırlanıyor.

COP31 dönem başkanı Türkiye, Antalya Akdeniz İklim Diyaloğu ile iklim

Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin 31. Taraflar Konferansı (COP31) dönem başkanlığını yürüten Türkiye, iklim alanındaki stratejilerinde "bölgesel sahiplenme" anlayışını ön plana çıkarmaya hazırlanıyor. Bu kapsamda, Akdeniz İçin Birlik iş birliğiyle yürütülen "Antalya Akdeniz İklim Diyaloğu" serisinin yedinci istişare toplantısı Türkiye'nin Amman Büyükelçiliğinde düzenlendi. Toplantı, Akdeniz havzasındaki ülkelerin iklim krizine karşı ortak hareket etme ve somut projeler üretme kararlılığını bir kez daha gözler önüne serdi.

Gerçekleştirilen istişare toplantısına üst düzey isimler katılım sağladı. Toplantıda, COP İklim Mirası Ağı Özel Temsilcisi, UNESCO Kültürel Miras İyi Niyet Elçisi ve Ürdün Prensesi Dana Firas, Ürdün Çevre Bakanı Eymen Süleyman ile Akdeniz İçin Birlik İstikrar ve Dayanıklılıktan Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Joan Borrell yer aldı. Türkiye'yi ise Amman Büyükelçiliği geçici Maslahatgüzarı Mehmet Taylan Tokmak temsil etti. Toplantı boyunca Akdeniz bölgesinin iklim değişikliğinden duyduğu hassasiyet ve bu duruma karşı geliştirilecek ortak çözümler ele alındı.

Toplantının açılışında konuşan Maslahatgüzar Mehmet Taylan Tokmak, Antalya Akdeniz İklim Diyaloğu çerçevesinde Akdeniz ülkeleriyle yapılan istişarelerin sonuçlarının kapsamlı bir şekilde bir araya getirileceğini belirtti. Tokmak, bölgenin acil iklim sorunlarına yönelik somut projelerin en kısa sürede hayata geçirileceğini ifade ederek, Türkiye'nin COP31 dönem başkanlığı sayesinde uluslararası iş birliğini Akdeniz havzasında güçlendirmeyi amaçladığını kaydetti. Söylemlerin ötesine geçilerek sahada uygulanabilir çözümler üretilmesinin hedeflendiğini vurgulayan Tokmak, Türkiye'nin bu süreçteki kararlılığını dile getirdi.

Akdeniz havzasının iklim krizinden duyduğu riskin büyüklüğüne dikkat çeken Tokmak, bölgenin küresel ısınmadan dünyanın diğer bölgelerine kıyasla yüzde 20 daha fazla etkilendiğinin altını çizdi. Türkiye'nin COP31 dönem başkanlığı sayesinde bu kritik sorunun çözümünü çok daha detaylı bir şekilde ele alma önceliğine sahip olduğunu belirten Tokmak, bölgesel sahiplenme kavramının hayati önem taşıdığını ifade etti. Sorunların çözümünde bu anlayışın rehber edineceğini belirten Tokmak, güvenlik bağlamının ötesinde iklim değişikliği alanında da ortak hareket etme aşamasına geçildiğini aktardı.

Antalya'nın ev sahipliğinde 9-20 Kasım tarihlerinde düzenlenecek olan COP31 zirvesi, dünya genelinden önemli turizm merkezlerinden birinde gerçekleştirilecek. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kararıyla ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'un başkanlığında yürütülecek hazırlıklar, zirvenin bir "uygulama COP'u" olmasını hedefliyor. Söylemlerin yerini eylemlere bırakacağı, ülkelerin somut adımlar atmasının sağlanacağı bu süreçte Türkiye, diyalog, uzlaşı ve aksiyon odaklı bir yaklaşım benimseyecek.

Zirve kapsamında 190'dan fazla ülkenin lideri, iklim krizine karşı taahhütlerini, politikalarını ve çözüm önerilerini Türkiye'de masaya yatıracak. Antalya'da gerçekleştirilecek görüşmelerin, Akdeniz ülkelerinin kendi aralarındaki iş birliğini güçlendirmekle kalmayıp, zirve sonrasında da uzun vadeli ortaklıkların temelini oluşturması bekleniyor. Türkiye, COP31 sonrasında da bu iş birliği ruhunu sahiplenmeye ve iklim krizine karşı küresel ölçekte kararlı adımlar atmaya devam edeceğini vurguluyor.

Ana Manşet haberleri