Dünyanın ilk kişiselleştirilmiş mRNA kanser aşısı, faz 3 klinik denemesinde başarılı olarak melanomun nüksetme veya ölüme neden olma riskini tek başına standart immünoterapiye kıyasla yüzde 42 oranında düşürdü. Küresel baş araştırmacı Georgina Long, bulguların kansere yaklaşımda temel bir değişim yarattığını belirtti. Moderna ve Merck ortaklığıyla geliştirilen aşı, ameliyat sonrasında melanomun geri dönmesini durdurmak amacıyla tasarlandı.
Araştırma sürecinde bilim insanları öncelikle her hastadaki tümörü dizilişine ayırarak sağlıklı hücrelerden ayıran parmak izini tespit ediyor. Bu bilgilere dayanarak üretilen kişiselleştirilmiş aşı, hastanın bağışıklık sistemi için hedefe yönelik bir uyarı mekanizması oluşturuyor. Tedavi, Keytruda adlı mevcut immünoterapiyle birlikte çalışıyor. Kanser hücrelerinin bağışıklık sistemini kandırmasını engelleyen pembrolizumab ilacı ile kişiselleştirilmiş aşının birlikte kullanımı tedavi başarı oranını artırıyor.
Dünya genelinde 157 merkezden bin 100'den fazla hastanın katıldığı faz 3 klinik denemesinin sonuçları, daha önceki faz 2 bulgularını destekliyor. Tedaviye başladıktan altı ay sonra kansersiz kalan hastalarda nüksetme veya ölüm riskindeki azalma yüzde 58 olarak ölçüldü. mRNA aşısı henüz Avustralya ve Amerika Birleşik Devletleri'ndeki hastalar için ticari olarak bulunmazken, aşının onay süreci için düzenleyici inceleme aşamasına geçildiği bildirildi.
Dünyanın en yüksek melanom oranlarından birine ev sahipliği yapan Avustralya'da her altı saatte bir kişi bu hastalık nedeniyle yaşamını yitiriyor. Uzmanlar, melanomda elde edilen bu başarının kolorektal, baş ve boyun kanserleri gibi diğer türler için de gelecekte umut ışığı olabileceğini, ancak bu alanlarda yürütülen bazı denemelerin henüz istenen sonucu vermediğini ifade ediyor.

