# Sınır Taşında Yankılanan Ses ve Coğrafyanın Değişmeyen Kaderi

- URL: https://www.ilcehaber.com/sinir-tasinda-yankilanan-ses-ve-cografyanin-degismeyen-kaderi-kose-32/
- Yayın: 2026-10-31T09:21:17+00:00
- Yazar: Tarık Çağatay
- Bölüm: Ana Manşet, Köşe Yazıları, Yüksekova
- Ajans: ASYA Otomatik İçerik
- Yayıncı: İlçe Haber

> Hakkâri Yüksekova'daki 7'nci Hudut Tugay Komutanlığı bölgesinde sınır geçişine müdahale sırasında açılan ateşle Piyade Sözleşmeli Er Yusuf Sait Ünlü yaralandı.

Tarihin akışı, bazen yavaş ve öngörülebilir nehir yataklarında ilerler; bazen de sarp kayalıklardan düşen bir çığ gibi ani ve yıkıcı kırılmalara sahne olur. Bugün içinde bulunduğumuz uluslararası konjonktür ve bu coğrafyanın bize sunduğu sert gerçeklik, tam da bu ikinci kategoriye giriyor. Geleneksel ittifakların esnemeye, sınırların ve ezberlerin ise coğrafi olmaktan ziyade ekonomik, askeri ve dijital hatlar üzerinden yeniden çizilmeye başlandığı bir çağdan geçiyoruz.

Peki, bu kaotik gibi görünen küresel tablonun arkasında hangi rasyonel akıl yatıyor?

Ankara’dan Washington’a, Brüksel’den Tahran’a kadar uzanan hat üzerinde siyasetin dili artık sadece diplomatik teamüllerle sınırlı kalamaz. Siyaset analizi yaparken olayları sadece anlık manşetler üzerinden okumak, buzdağının yalnızca su üstündeki kısmıyla yetinmek demektir. Küresel siyasetin ve yerel güvenliğin derin akıntılarını kavramak; enerji koridorlarından tedarik zincirlerine, askeri jeopolitikten siber güvenlik ağlarına kadar geniş bir perspektif gerektirir.

İşte bu geniş perspektifin en somut ve en acı verici karşılığı, Hakkâri Yüksekova’daki 7'nci Hudut Tugay Komutanlığı sorumluluk bölgesinde, sınır hattında karşımıza çıkıyor. Hudut geçiş olayına müdahale sırasında açılan ateşle yaralanan Piyade Sözleşmeli Er Yusuf Sait Ünlü'nün durumu, masadaki haritaların ne kadar kanlı çizgilerle ayrıldığını bir kez daha yüzümüze çarpıyor. Çarşıda pazarda hayatın kendi olağan akışı içinde, sabah kahvesini yudumlarken ya da evimize giderken unuttuğumuz o sert dağ yolları, bu ülkenin asıl güvenliğinin sırtında taşınıyor.

Olayı sadece anlık bir sıcak gelişme, birkaç cümlelik bir bülten haberi olarak geçiştirmek, oradaki askerin verdiği mücadelenin ağırlığına haksızlık olur. Sınır hatlarındaki hareketlilik, sadece komşu ülkelerdeki iç istikrarsızlıkların bir yansıması değil; aynı zamanda küresel aktörlerin vekalet savaşlarının bu toprakların kapısına kadar dayanmış halidir. Siyaset sadece bugünü yönetme sanatı değil, yarının risklerini bugünden okuma iradesidir. Ve unutulmamalıdır ki, küresel satranç tahtasında hamle yapanlar kadar, oyunu okuyup yönlendirebilenler de masanın kaderini belirler.

Bugün Türkiye, tam da bu jeopolitik kesişim kümesinin merkezinde, ezber bozan bir konuma sahiptir. İç politikadaki hamaset dilinin ötesine geçerek, dış politikadaki kararlı ve caydırıcı duruşu tahkim etmek zorundayız. Ne tek taraflı bir bağımlılık sarmalına hapsolmak ne de küresel gerçekliklerden kopuk bir izolasyon politikası izlemek mümkündür. Akılcı, milli menfaatleri önceleyen ve çok boyutlu diplomasiyi sahadaki askeri güçle destekleyen bir stratejik akıl, bu çağın en kıymetli pusulasıdır.

Yusuf Sait Ünlü kardeşimize acil şifalar dilerken, bu coğrafyada ayakta kalmanın maliyetinin ne kadar yüksek olduğunu bir kez daha idrak ediyoruz. Dağlardaki kar erimeden, sınır taşlarındaki rüzgar dinmeden bu ülkenin sırtındaki yük hafiflemez. Gerçekçi olmak, masadaki entrikaları görmek ve sahada kayıtsız şartsız güçlü olmak zorundayız; çünkü zayıflığın tahammülü olmayan bir coğrafyada yaşıyoruz.

[Yüksekova haberleri](https://www.ilcehaber.com/?s=yuksekova)
