Rönesans döneminde Türkleri, Frankları ve İtalyanları müşterek bir soydan gösteren hayali Truva şeceresi Avrupa'da oldukça popülerdi. Avrupalılar, Türklerin atası olarak Truvalıları gösterip II. Mehmed'i Truva soyundan sayarken, Avrupa'da Truva'dan kurtulan Aenas'ın Roma'yı kurup Yunanlıları yenerek Truva'nın intikamını aldığı, ancak İstanbul'un başkent olmasından sonra Roma'nın Yunanlılaşmasıyla iktidarın tekrar Yunanlılara geçtiği anlayışı yaygındı. Bu dönemde Asya'ya giden Truvalı bir grubun geri dönerek Yunanlılardan tekrar intikam aldığı rivayeti ortaya çıktı. Robert Schwoebel, Nancy Bisaha ve Margaret Meserve araştırmalarında Truva ile Türkler arasında kurulan bu bağlantıyı teferruatlı olarak inceledi.
Truvalılık bütün Avrupa milletleri tarihinin bir yerinde zikrediliyordu. Fransızlar Truva'yla irtibatlanarak kendilerini soylulaştırıp Antikçağ ile bağ kurarken, Truvalılık Almanları ve İtalyanları da birleştirmekteydi. İngiltere'de ise Britonların ve Romalıların Truva sürgünü oldukları söylenmekteydi. Truvalı Türkler düşüncesinin kaynağı 7. yüzyılda yazılmış olan "Fredegar Kroniği" ve 12. yüzyılda "Gesta Francorum" adlı eserlerdi. Bu kaynaklara göre Türkler ve Franklar Truva'nın istilasından sonra bölgeden kaçmışlar, Franklar Macaristan'a ve Ren bölgesine göç ederlerken Türkler İskit topraklarına yerleşmişlerdi. 15. yüzyıl öncesinde Türklere olumlu bakan nadir yazarlardan Salutati, Türklerin Hıristiyan krallıklara karşı saldırılarının sahip oldukları faziletleri örtmüş olduğunu belirtmişti.
İspanyol seyyah Pero Tafur, 1437'de İstanbul'a uğradığında halkın ağzında "Türkler Truva'nın intikamını alacaklar" sözünün dolaştığını aktarmıştır. Fatih Sultan Mehmed'in İstanbul'un fethinden sonra Truva'nın halefi ve intikamcısı olarak yazıldığı iddia edilen mektupları okunurken, Filelfo ve Rodrigo Sanchez de Arevalo gibi yazarlar Osmanlıların Yunanistan'a baş eğdirmesini Truva soyundan gelenlerin haklı intikamı olarak meşrulaştırdılar. Tarihçi Stefanos Yerasimos, Rönesans döneminde yaygınlaşan Truvalı rivayetiyle Türklerin Roma'nın kurucusu Aenas ile akraba kabul edildiğini ve imparatorluğun aynı aile içinde kaldığının kurgulandığını belirtmektedir.
Batı dünyasını yakından takip eden II. Mehmed, Truva'yı ayrıntılı olarak biliyordu. Fatih Sultan Mehmed, 1462'de Midilli'nin fethi sırasında Çanakkale'de Truva'nın kalıntılarının bulunduğu yere gelerek kalıntıları incelemiş ve Aşil ile diğer kahramanların mezarlarını araştırttı. Tarihçi Kritovulos, sultanın Truva harabelerindeyken Asyavilere karşı yapılan kötü davranışların intikamını yıllar sonra torunlarından aldıklarını söylediğini kaydetmiştir. Buna karşın Papa II. Pius ve bazı çevreler Türklerin Truvalıların soyundan geldiğini gösteren efsaneyi reddedip Türkleri İskitlerle özdeşleştirerek Haçlı seferi çağrılarında bulunmuşlardır.

