Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya

Yalan tanıklık suçlamasıyla tutuklanan doktorun ifadesi orta

Arif Ahmet Denizolgun’un ölümüne ilişkin soruşturmada çelişkili ifadeleri nedeniyle tutuklanan doktor Nurettin Demirkol’un savunması ortaya çıktı.

Arif Ahmet Denizolgun’un ölümüne ilişkin soruşturmada çelişkili ifadeleri nedeniyle tutuklanan

Arif Ahmet Denizolgun’un şüpheli ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında daha önce tanık sıfatıyla dinlenen doktor Nurettin Demirkol, ifadeleri ile 155 ihbar kaydı, HTS verileri ve diğer tanık anlatımları arasında tespit edilen çelişkiler neticesinde şüpheli sıfatıyla yeniden ifade verdi. Savcılıktaki işlemlerinin ardından tutuklama talebiyle Bakırköy 3. Sulh Ceza Hâkimliğine sevk edilen Demirkol, buradaki sorgusunda suçlamaları reddederek olayların üzerinden uzun süre geçtiğini savundu.

Soruşturma dosyasındaki en kritik çelişkilerden birini, Denizolgun’un ölümüne dair yapılan 155 acil yardım ihbarı oluşturdu. Demirkol, 26 Ağustos 2026 tarihindeki ilk ifadesinde sağlık ve kolluk ekiplerini kimin aradığını bilmediğini, maktulün özel doktoru olmadığını ve ölümü şüpheli bulmadığını beyan etmişti. Ancak Riva Polis Merkezi Amirliği tarafından hazırlanan acil çağrı çözüm tutanağında, ihbarın şüphelinin kullandığı hat üzerinden yapıldığı ve arayan kişinin kendisini aile hekimi olarak tanıtıp durumu şüpheli bildirdiği tespit edildi. Savcılığın bu çelişkiyi sorması üzerine Demirkol, olay günü aramayı kendisinin yapıp yapmadığını hatırlamadığını, telefonunu ortada bırakması nedeniyle çiftliğe gelen başka bir kişinin arama yapmış olabileceğini öne sürdü.

Dosyadaki bir diğer çelişki ise baz istasyonu kayıtları ile şüphelinin ilk beyanındaki konum bilgileri arasında ortaya çıktı. Demirkol ilk ifadesinde olay günü Kısıklı’daki ikametinde olduğunu belirtirken, savcılık sorgusunda eylül ayına ait belirli bir iki günlük periyotta Kısıklı bölgesinde baz kaydının bulunmadığı kendisine bildirildi. Şüpheli, bu duruma iki gün boyunca baz kaydının olmasının mümkün olmadığını, o gün evinde bulunduğunu ve sistemin neden böyle çıktığını bilmediğini söyleyerek yanıt verdi. Ayrıca maktulün hayatını kaybettiğini olay yerine gittiğinde anladığını söyleyen Demirkol’un, hastane adına kayıtlı bir hatla art arda telefon görüşmeleri gerçekleştirdiği HTS kayıtlarıyla belirlenmesine rağmen bu görüşmeleri de hatırlamadığını ifade ettiği kaydedildi.

Soruşturma dosyasında adı geçen Hilmi Tuna Kuriş ile ilgili iddialar da sorguda ele alındı. İlk ifadesinde çiftlikte sadece yabancı uyruklu bir kişinin bulunduğunu söyleyen Demirkol'a, olay yeri inceleme raporları ile HTS verilerindeki bulgular soruldu. Kuriş’in olay bölgesinden baz verdiği ve aynı gece aralarında ardışık aramalar bulunduğu hatırlatılan şüpheli, o gün Kuriş ile konuşup konuşmadığını bilmediğini ve gittiğinde orada olup olmadığını hatırlamadığını savundu. Adli tabip raporlarında ve tanık anlatımlarında yer alan avukat ile diğer isimlerin olay yerindeki varlığına ilişkin sorulara da benzer yanıtlar veren Demirkol, Ahmet Yum ile gerçekleştirdiği sabah saatlerindeki telefon görüşmesini de hatırlamadığını belirtti.

Mahkemedeki sorgusunda, uzun yıllar hekimlik yaptığını ve çok sayıda vaka gördüğünü dile getiren Nurettin Demirkol, yalan beyan iddialarını kesinlikle kabul etmediğini, yaşanan problemlerin 10 yıl önceki olayları net hatırlayamamasından kaynaklandığını savundu. Yoğun stres altında ifade verdiğini, migren rahatsızlığı bulunduğunu ve ilaçlarını alamadığını öne süren şüpheli, olay yerindeki maktulün durumu hakkında ise ağzında sıvı bulunduğunu ancak adli tıp uzmanı olmadığından kesin bir değerlendirme yapamayacağını aktardı.

Bakırköy 3. Sulh Ceza Hâkimliği, şüphelinin savunmasını yeterli bulmadı. Hâkimlik kararında; olay yerindeki kişilerin geliş ve gidiş saatlerine ilişkin HTS raporları, şüphelinin tanık ve şüpheli sıfatıyla verdiği ifadeler, diğer tanık beyanları ile kolluk tutanakları arasında belirgin çelişkiler olduğuna vurgu yaptı. Dosyada kuvvetli suç şüphesini gösteren somut delillerin bulunduğu ve adli kontrol tedbirlerinin yetersiz kalacağı kanaatine varılarak Nurettin Demirkol’un yalan tanıklık suçundan tutuklanmasına karar verildi. Başsavcılığın olayla ilgili çok yönlü soruşturması devam ediyor.

Bakırköy haberleri